2014 ve Öncesi Gezileri, Yol Hikayeleri

Esenköy – Delmece Yaylası – Narlı Trekking


Yaklaşık 4.5 ay sonra Likya yoluna gitmeyi hedefliyorum. 3 aydır ise kondisyonumu güçlendirmek için body ve kardiyo çalışıyorum. Artık kendimi test etme zamanı geldi. Ne kadar yürürüm, ne kadar yokuş çıkabilirim, yokuşlar beni yoracak mı, ayaklarım ağıracak mı gibi soruların cevabını öğrenmek için rotası uzun olan bir plan yapmaya karar verdim. Aklıma daha önce Yalova taraflarına gitmiş olduğumdan Esenköy’den yürüyüşe başlamak geldi. Esenköy’den yürüyüşe başlayıp Delmece yaylasından geçerek Armut’lu taraflarına inmeyi planlamaya başladım. Ben planlarken iş yerinden arkadaşım Emre de gelmek istedi. Emre motor tutkunu, kamp yapmayı seven, doğa sever birisi. Ama daha önce hiç trekking yapmamış birisi için bu uzun parkur zor olacaktı. Sürekli yapmış olduğu yürüyüşlere güvenerek ve şu fani hayattan trekking yapmadan gitmiş olmayayım diyerek gelmek istedi.

Esenköy Ulaşım

Cumartesi sabah her zaman ki gibi Pendik’ten Yalova’ya vapurla geçtik. Saat sabah 8 ve Esenköy’e gidecek ilk araç 10 da hareket edecekmiş. Ben Cuma geceden gelmeyi planlıyordum. Sonra vasıta bulamam diye vazgeçmiştim. İyi vazgeçmişim. Yoksa gece gece otostop da çeksem Esenköy’e gidemezdim. Bizde 8 de kalkacak olan Çınarcık arabalarına binip Çınarcık’a kadar geçip sonrasında otostopla Esenköy’e geçmeye karar verdik. Zaman kaybı bizim için çok lüks olacaktı. Çınarcık’ta otostop çekmek için elimi kaldırır kaldırmaz bir araba durdu. Hahah şaka gibi, hayatımda 2.kez otostop çekiyorum ve ikinci kez otostop çektiğim ilk araç beni alıyor. Allah’ın sevdiği kulu olabilir miyim acaba.

DCIM100GOPRO

Muhteşem Manzarasıyla Esenköy

Esenköye inmeden bir viraj döndük ve gördüğümüz manzara karşısında ağzımız açık kaldı. Bir an kendimi Ege ya da Akdeniz taraflarında sandım. Bu kadar güzel manzarası olan ve İstanbul’a da bu kadar yakın olan bu güzel yeri daha önce nasıl oldu da keşfedemedik, öğrenemedik diye kendimce hayıflandım. Esenköy merkezde indikten sonra yürüyüşümüze başladık. Sıfır rakımdan yaklaşık 900 metrelere yükselecektik ve sonra yine tekrar deniz seviyesine inecektik. Orman içi toprak yoldan hatta eski bir traktörü olan bir yoldan yürüyüşümüze başladık ve yükseldikçe manzaranın güzelliğine hayran kaldık. Sonra orman içerisine iyice girdik ve manzara kayboldu. Yolda giderken bir kurt izine rastlıyoruz. Bizim için oldukça heyecan verici oluyor. En erken 1 günlük olan bu izi görünce içimden umarım karşılaşmayız diyerek yola devam ediyorum.

9

Karlık ve Delmece Yaylası

900 metre yükseltiye çıkmak insanı yoruyor. Ancak spor yapmanın etkisini şu an çok rahat görebiliyorum. Ayaklarım oldukça rahat ve adalelerimde çekme yok. Benim için oldukça rahat bir yürüyüş oluyor ancak bu dik çıkış Emre’yi biraz zorladı. Ama yine de normal birisine göre oldukça iyi efor sarf ediyor. O da yapmış olduğu yürüyüşlerin faydasını görüyor. Sonra birden kendimizi Karlık yaylasında buluyoruz. Ormanın içerisinde kalan bu yaylada 18 tane çocukla birlikte kamp yapmaya gelmiş kalabalık bir gruba rastlıyoruz. Biraz muhabbet ettikten sonra Delmece yaylasına doğru devam ediyoruz. Baharla birlikte yeşillendiğinden burası bize çok güzel geliyor. Hatta Delmece yaylasından bile daha güzel olduğunu söyleyebilirim. Bir gün burada kamp yapmaya gelmeliyiz diye düşünürken çok yakında olan Delmece yaylasına geliyoruz. Uygun bir yer bulup çadırımızı kuruyoruz. Kamp ateşi için odun toplamakla uğraşmıyoruz çünkü epeyce yorgunuz. Yemek ve çayın ardından biraz oturuyoruz sonra uykuya geçiyoruz.

DCIM100GOPRO

Yağmur da Yağmur

Sabah uyandığımızda güzel bir yağmurla karşılaştık. Yağmur yağma ihtimaline karşı hazırlıklıydık ancak yine de sabah güneşi görmek daha keyifli olurdu. Kahvaltıyı çadırda yaptıktan sonra hızlı bir şekilde toparlandık, yağmurluklarımızı giyindik ve yola koyulduk. Yağmur iyice sağanak şekline döndü. Ama biz durumdan oldukça memnunduk. Texapore bot kullanmanın faydasını burada çok gördüm. Ayaklarıma 1 gr bile su gelmedi. Bu tür yürüyüşlerde ayağınızın kuru, rahat ve sıcak olması size daha iyi bir yürüyüş yapmanızı sağlar. Emre’nin botları su geçirdiğinden çoraplarının üstüne poşet giymesini sonra poşetin üstüne de tekrar çorap giymesini söylüyorum. Çünkü ıslak ayaklarla yürüyor olmak bir süre sonra onu kendinden bezdirebilirdi. Sizde bu gibi bir durumda poşet kullanarak ayaklarınızı hem kuru hem de sıcak tutabilirsiniz. Yürürken muhabbet o kadar güzeldi ki bir de baktık yağmur durmuş. Nerede, ne zaman durdu hiç bilmiyoruz :)

Narlı

Delmece yaylasından aşağıya inerek Armut’luya yakın bir yere varacağımızı düşünürken Narlı’ya daha yakın olduğumuzu fark ettik ve Narlı’ya doğru devam etme kararı aldık. Orman içerisinden çıkınca yine çok güzel bir manzara bizi karşıladı. Karşımızda Gemlik önünde Marmara denizi arkasında Uludağ ve muhteşem bir manzaraya hayran kalarak Narlı’ya ulaştık. Yaklaşık 37 km yol yürümüş olmak benim için umut ışığıydı. Üstelik fiziksel olarak 10-15 km daha kaldırabileceğimi düşünüyorum. Emre ise tabi ilk yürüyüşünün vermiş olduğu yorgunluk yüzünden okunuyordu. 37 kmyi çıkarmış olması onun içinde çok güzel bir başarıydı. İlk yürüyüşlerim de ben bile 30km’yi göremiyordum, itiraf etmeliyim bu kadarını çıkaracağını tahmin etmemiştim. Bunu duymasın :)

Narlı’dan Gemlik otobüslerine binerek önce Gemlik’e ardından Yalova arabalarıyla tekrar Yalova’ya ulaşıyoruz. Sonrası yine vapur ve yine İstanbul. Doğayla bu kadar baş başa kaldıktan sonra topluma karışmak zor oluyor. Selametle..

Esenkoy-Narli-Nisan2014

Esenköy -> Delmece Yaylası -> Narlı trekking fotoğrafları. Emre Özer ile birlikte 2 günde 37km.

Esenköy Sahil
Esenköy Sahil
Esenköy Sahil
Esenköy Sahil
Esenköy -> Delmece Yaylası Yolu
Esenköy -> Delmece Yaylası Yolu
Delmece Yaylası
Delmece Yaylası
Delmece Yaylası
Delmece Yaylası
Delmece Yaylası
Delmece Yaylası
Narlı'ya Doğru
Narlı'ya Doğru
Narlı'ya Doğru
Narlı'ya Doğru
Narlı'ya Doğru
Narlı'ya Doğru
Share this Story
Load More Related Articles
Load More By Yola Çıkmalı
Load More In 2014 ve Öncesi Gezileri

Facebook Comments

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Rakamlari giriniz. * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Check Also

Frig Yolu da Nedir ki?

Facebook’ta Hüseyin Sarı ile arkadaşlığımızın başlamasından sonra güzel ...

Instagram

  • 2011, 2013, 2015 derken 2017'de de Kaçkar dağlarındaydım. Diğer bir deyişle her iki yılda bir toprak beni çağırıyor :)). Yıl oldu 2019. İçimde yine bir Kaçkarlara gitme hissi ama pek mümkün görünmüyor. Londra'dan oralara gitmek bu yıl için oldukça zor bir plan. 
Fotoğrafta gördüğünüz yer Öküz yatağı. Suyun yer altından çıktıktan 5dk sonra görmüş olduğu sulak ve düzlük bir alan. Harika bir çadır alanı olduğunu düşünebilirsiniz ancak burası ve buna benzer yerler kamp için uygun değil. İlk neden burası Karadeniz ve ne zaman yağmur yağacağı,  sel olacağı belli olmaz. Bir gece başlayan yağmur sizi suyun içinde bırakabilir veya alıp götürebilir. İkinci neden ise bu gibi yerler sulak olduğu için normalden soğuk hissetmenize ve gece daha fazla üşümenize neden olur. Üçüncü neden ise adından da anlayacağınız üzere bir sürü öküz var :) Bir gün Londra'dan Kaçkarlara, oradan da uzakdoğuya dogru motorla bir tur yaparım mı acaba? Neden olmasın ki 😉
  • Hayallerinizi gerçekleştirdiğiniz bir yıl olması dileğiyle. 
2017 Kerpe Yolu
  • Birleşik krallıkta öyle beğendiğiniz her yere çadır kuramazsınız. Çünkü böyle  araziler ya birisine ait(bir düke ait olabilir) ya da kamuya açık alan(çok fazla günübirlik yürüyüşünün geldiği yerler) olduğundan dolayı çadır kurulması yasaklanmış. Burada çadır kurabilmek için kimsenin olmadığı  ıssız yerler bulacaksınız ya da kamp alanlarını tercih edeceksiniz. Neyse ki kamp/karavan kültürü oldukça yaygın ve etrafta çok fazla kamp alanı var. 
Snowdonia Milli Parkı, Wales
  • Bolu-Düzce sınırında kalan ve harika bir ormana sahip olan Sinekli yaylası tekrar gitmek istediğim yerler arasında. Doğa da kamp yapmayı sevenler için harika bir yer.  Gittiğinizde koruyup kollamayı unutmayın.

Sinekli Yaylası, Bolu
  • Sırada arşivimi karıştırırken bulduğum bu ilginç fotoğraf var.

Yıl 2015. Erzurum'dan Artvin'e doğru ilerliyorum. Artvin barajı etrafında kıvrıla kıvrıla yol alırken bir viraj sonrasında aniden karşıma çıkan bu manzara beni çok şaşırtmıştı. Apar topar arabayı bir yere çektim ve manzarayı izlemek yerine incelemeye başladım. Ne oluyordu orada ve nasıl bir gün batımıdır bu? Resmen dağ alev almış yanıyordu. Güneşin batarken oluşturduğu kızıllık dağ ve bulutların arasında kalınca bu güzel görüntü ortaya çıkmıştı. Güneş batınca görsel şölende bitti ben de yoluma devam ettim.  Herkes yoluna gibi bir şey olmuştu.
  • Orman her zaman sürprizlerle doludur. Bazen yaban hayvanlarını görürsünüz bazen de böyle güzel evleri. 
Dorking, London
  • Doğadayken doğayla yarışmayın ki başınıza iş açmayın. Tecrübe ile sabit 😊

Bir selam vermeyeli ve bir fotoğraf paylaşmayalı uzun zaman olmuş. 
Selamlar, saygılar 👋

Seven Sisters, United Kingdom
  • Frig fotoğraflarında gezinirken bu fotoğrafı hiç paylaşmadığımı fark ettim. 
Frig vadilerinde karşılaştığımızda biz yürüyorduk onlarsa eşekleriyle geziyordu. Muhabbete başlayınca bir ihtiyacımızın olup olmadığını sordular, yardımcı olabileceklerini söylediler. Sonrasında köydeki köpekler bize saldırmasın diye köy çıkışına kadar bize eşlik ettiler. Boyunuz küçük, yaşınız küçük ama yüreğiniz kocaman.

Takip Et