Plankton
Evde Kano Yapımı

Evde Kano Yapımı

Adı: Plankton
Doğum Tarihi: 2014
Yapım Yeri: Bir apartmanın 9. katı
Modeli: Wa’apa Ama
Ebeveyn: İbrahim Uylaş, Yunus Demiray

Özetle;
Plankton; bizim evin terasında 2013 Mayıs’ında yapmaya başladığımız el emeği, göz nuru ve ev yapımı kanomuzu Temmuz 2014 de suya indirdik. Yunus’un hayali olan bu kano, benim ise evladım gibi oldu. Bazen çok zorlandık, bazen çok sıkıldık ama sabrederek sonuca ulaştık.

Yaptığımız onca gürültüye, toza ve kire rağmen bize ses çıkarmayıp sabır gösteren aileme ardından ne yaptığımızdan bihaber olup gürültümüze ses çıkarmayan mahalle sakinlerimize ve son olarak başından beri başarıya ulaşacağımıza inanıp bizi destekleyen dostlarımıza teşekkür ederiz.

Yazıya geçmeden önce fotoğraflara bir göz atın. Böylelikle okuduklarınız size deli saçması gelmeyecek :)

Plankton

Plankton; bizim evin terasında 2013 Mayıs'ında yapmaya başladığımız el emeği, göz nuru ve ev yapımı kanomuzu Temmuz 2014 de suya indirdik. Yunus'un hayali olan bu kano, benim ise evladım gibi oldu. Bazen çok zorlandık, bazen çok sıkıldık ama sabrederek sonuca ulaştık.

SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
DCIM103GOPRO
DCIM103GOPRO
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
DCIM103GOPRO
DCIM103GOPRO
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES
SAMSUNG CAMERA PICTURES

Gelelim Detaylara;

Anısı, hikayesi çok. Hiç bilmediğimiz bir iş yapmış olduk. Türkiye’de su kayağı yapanlar gördük ama bizim gibi kano yapan birini bulamadık. Varsa da internette yok veya bize denk gelmedi. Hadi gelin size detaylıca nasıl başladığımızdan ve bu süreçte neler yaşadığımızdan bahsedeyim. Bende yapmak istiyorum, biraz teknik detaylardan bahset diyenler için ise ayrıca bir yazı paylaşıyor olacağım.

Nasıl Başladık?

Hadi ağaç alalım, yapıştırıcı alalım kano yapalım diye beynimizde pırt diye beliren bir düşünce sonucu bu işe bulaşmadık. Yunus, deniz sevdalısı bir isim. Öyle ki eşinin adı bile Deniz. Önce hangisine sevdalanmış bilmiyorum ama TEB’de işe başladıktan sonra beni kano yapmaya ikna etmek için epey peşimden koşturdu. Bir gün Yunus yine beni ikna etmeye çalışırken “öyle kano yapalım diyerek kano yapılmaz, nasıl olacak o iş?” sorusunu dile getirmemle her şey başladı. Tamam yapalım, fikri bile güzel ama nasıl olacak arkadaş diye düşünürken Yunus çat diye planları önüme koydu. Evet planları var onlara göre yapacağız. Hımmm, bak şimdi aklıma yatmaya başladı.

Nerede Yapacağız

Evet bir başka problem ise nerede yapacağımız. Yunus’ların apartmanın bahçesi olabilir ama o kadar gürültüye mahalleli ne diyecek? Üstüne bir de gece eşyaların çalınma riski var. Sonuçta 1 ayda bitmeyeceğine göre de bir yer bulmamız lazım. Dükkan mı kiralasak diye düşündük ama bu sefer de maliyetler çok yükseliyor. En mantıklısı bizim evin terası gibi geldi. Etraftaki binalarda tadilat olduğundan yapacağımız gürültü için kimse bir şey de demeyecekti. Tek sorun 9.kattaki bu terasta yaptıktan sonra nasıl indireceğimizdi. Merdivenlerdeki boşluğu ölçünce kanonun geçeceğine karar verdik ve olası bir aksilikte halatlarla indiririz ya diyerek yapım yerine karar verdik.

İnsanlar Ne Diyor

Ne demiyorlar ki? Bir çok kişi yapamayacağımızı düşünüyor ve bunu “başlayınca 1 ayda bırakırsınız veya yapamayacaksınız/beceremeyeceksiniz” şeklinde dile getiriyorlar. Samimi olduğumuz insanlar zaten yüzümüze açıkça söylüyor. Diğerleri ise bakışlarından belli ediyor. Kabullendiğimiz bir durum olduğundan yadsımadık. Kardeşim bile “abim iyice delirdi” diye düşünüyordu. Utanmaz rezil, yüzüme bile söyledi. Genel olarak insanlar hiç bilmediğimiz bir işe bulaştığımızdan başaracağımıza inanmıyordu. Ama biz kitabına uygun yaparsak neden olmasın diyorduk.

Arge Süreci

Bilmediğimiz bir iş. Bu yüzden yaklaşık 1 ay plan araştırması yaptık. Dikkatimizi çeken ilk şey ülkemizin 3 tarafı denizlerle çevrili olmasına rağmen bu işlere fazlasıyla yabancı oluşumuz. Yurt dışında fazlaca insan kano yapıyor, planlar çiziyor ve satıyor. Sadece planları veya planlarla birlikte kit olarak kanoyu da satın alabilirsiniz. Evet yanlış duymadınız IKEA mobilyaları gibi kit halinde de size gönderebiliyorlar. Adamlar işi büyütmüşler. Biz ise kolay taşınabilen, evde saklayabileceğimiz Wa’apa Ama model kanonun çift kişilik olanını yapmaya karar verdik. Buradan ulaşabilirsiniz. Gary Dierking ile iletişim kurduk ve 150$ olan planları daha uygun fiyata istedik. O da bize 15$ dolara kitabını satın alıp oradan devam edebileceğimizi iletti. Amazon.com’da “Building Outrigger Sailing Canoes” olarak aratırsanız kitabını bulabilirsiniz. Böylesi bizim için daha iyi oldu çünkü kitapta çok fazla detay veriyor ve nasıl yapıldığını anlatıyor. İçerisinde farklı model kanoların yapılışına da anlatmış. Kano yapma düşünceniz varsa bu kitap çok işinize yarayacaktır.

Ve Başlıyoruz – Model Yapımı

İlk iş kitabı okumak oldu. Ardından kitaptaki ölçülere 1/10 oranında küçülterek mukavvadan modelini yapmaya karar verdik. Hem gerçekten oluyor mu diye görmek istedik hem de gerçeğini yapmadan modelini yaparak fikir edinmek istedik. Tabi bir yandan da marin-kontrası(suya dayanıklı kontrplak) ve çıtalar için ağaç türü aramaya başladık. Hiç bir halttan anlamıyoruz öğrenmemiz lazım bu yüzden 2, 3 ay arge ve model yapımıyla geçti. Kanonun modeli ortaya çıkınca tamam ya bu iş olacak dedik ve modeli tam bitirmeden malzeme temini için temaslara geçtik.

Malzeme Alımı

İlk olarak kontrplak bakmaya başladık. Gittiğimiz yerlerde 6mm kalınlığında 5 katmandan oluşan ve 2.5metre uzunluğunda kontrplak aradığımızı söyledik. Birde malzemeyi tanımadığımızdan gittiğimiz her yerde siz bu işte yenisiniz galiba cümlesini duyduk. Son olarak gideceğimiz yere üstümüz başımız kirli gitmeye karar verdik. Hani bu işten anlıyoruz, biliyoruz modunda davranarak bizi kandırmamaları için. İş elbiselerimizi giydik ve gittik. Bu kontrplağın 2.5metre uzunluğunda olanı yok mu diye sorduğumuzda adamın tepkisi siz bu işte yenisiniz galiba, ilk defa kontrplak alacaksınız demek oldu. Yine mi ya, işin çakallığını yapalım dedik ama adamlar yüzümüze bakıp hemen anlıyorlar :). Çıtalarda kullanmak üzere tomruk halde Iroko ağacı aldık. İstediğimiz ölçüde çıtalar kesmek için yan taraftaki marangoza götürdük. Yaklaşık olarak 30*20cm ölçülerinde 3 metre uzunluğundaki bu kalası adam tek başına çıkardı yanımıza getirdi. Bizse 2 kişi 2 dükkan öteye taşıyamadık. Tabi bu arada ben her zamanki gibi söyleniyorum: o adamda gelsin de 10 parmak klavye yazsın :).

İlk Kesim

Olay o an başladı. Marangoza ölçüleri tarif ediyoruz, o kesiyor. Bizde çıkan parçaları ayırıyoruz. Tabi tomruk ağacın ölçüsünü daha önce öğrenmiştik ve hangi ölçülerde ne kadar çıta kesileceği üzerinde bolca çizim ve çalışma yapmıştık. Zibilyon tane farklı boyda çıta var. Hesaplama olayları epey uğraştırdı. Yani tepeden inme şöyle böyle keselim gibi bir şey olmadı. Çıtaları keserken Yunus’a ne hale gelmişsin toz içerisindesin dediğimde, sen kendine bak cevabını verdi. O an her tarafımızın toz olduğunu ve olayın başladığını fark ettik. Iroko ağacı o kadar sertki kesilirken yanıyordu ve genzi yakan kötü bir tozu vardı. Zaten marangoz pek kesmek istemedi. 200 liraya ağacı aldık, 150 tl kesme parası verdik :). Tek derdimiz en sağlam, en iyi malzemeyi kullanmak.

Malzemeleri Aldık mı Gerisi Kolay

Son olarak kontrplakları da aldık ve kaba ölçülerle keserek arabaya doldurduk. İnce kesimi işe başladığımızda yaparız diye düşündük. Epoxy yapıştırıcıyla birlikte eksik olan diğer malzemeleri de alıp 9 kat yukarı taşıdık. Bazı malzemeler asansöre sığmadığından 9 kat yukarı taşımak canımızı okudu. Ama bizde ki düşünce şu: malzemeleri aldık mı gerisi kolay çünkü iş bizde kes-yapıştır yapacağız ve hemen bitecek. Ahahahh tabiki de öyle olmadı. İşler hiçbir adımda kolaylaşmadı ve gittikçe daha çok uğraştırdı.

Çalışma Zamanımız

Bizde herkes gibi ekmek parası peşinde koştuğumuzdan, çalışma saatleri olarak mesai sonrası ve hafta sonlarını tercih ettik. Etmedik zorunda kaldık. Başka zaman yok ki, el mecbur. İş çıkışında ortalama 2 saat kadar çalıştık. Hafta sonları ise 4-5 saat bazen 2 saat, hem iş hacime göre hem de sıkılma durumumuza göre çalıştık.

İnce Kesimler

Her şey çok güzel başladı. Hiç bir eksiğimiz yok. Herbir şey tastamam. Önce çalışma masamızı yaptık. Ardından kontrplakları keseceğimiz ölçülerde çizerek ince kesimlerini yaptık. Koca platterdan çıktı aldığımız için çizimler ve kesimler rahat oldu. Böylelikle ölçülerimizde sapma olmadı. Tüm ince kesimleri tamamladıktan sonra parçalarda mmlik farklılıklar oluştu. Eşlenik olan parçaları bir araya getirerek zımpara ile düzelttik. Zımpara işine ilk bulaşmamız burada oldu. Sonrasında nalet zımpara işi bitmek bilmedi ve bizi en çok yoran iş oldu.

Yapıştırrrr

İnce kesimler tamam, çıtalar hazır; sırada ise yapştırma var. İçimizi artık bir huzur kapladı. Çünkü kontrplakları elle tutuğumuzda bile kanonun şekli ortaya çıkıyor ve biz acayip keyif alıyoruz. Yapıştırdık mı artık bitti, düşüncesiyle başladık tüm çıtaları yapıştırmaya. Düz ve uzun çıtaları yapıştırmak kolay oldu. Ama işkencelerin yetersizliğinden(21 tane işkence yetmedi) günde sadece 1 parça yapıştırabildik. Kuruması da 1 gün sürüyor. Üstüne bir de kıvrımlı parçaları yapıştırmak bizi daha çok zorladı.

Parçaları Birleştirme

Çıtaları yapıştıralım derken bir baktık ki aylar geçmiş. Derken çıtaları yapıştırma bitti. Artık yap boz gibi büyük parçaları birleştireceğiz ve olay bitecek diye düşünürken, böyle yapıştıramayacağımızı fark ettik. Çünkü sağdan soldan her bir yerden yapışkanlar taşmış. Epoxy denen uhu ise o kadar güçlü bir yapıştırıcı ki donduğunda taştan farkı olmuyor. Bizde paşalar elimizi bol alıştırmışız her bir yere epoxy sürmüşüz. Epoxy üzerine epoxy yapıştırmamak gerekiyor. Ağaç üzerine yapıştırmak gerekiyor. Eee ne yapacağız? Zımparaaa. Nalet iş bir daha karşımıza çıktı. Bu sefer daha beter bir şekilde. Daha küçük ve girintili yüzeylerden epoxyi temizleyene kadar öldük, kollarımız koptu. Bu arada zımpara makinamız var tabi ama 3 4 saat o titreşime maruz kalmak bizi perişan ediyordu. Uzun bir süre de zımparaya devam ettik ve nihayet bittiğinde masamıza klavuz çizgileri çizerek tüm parçaları yapıştırmaya başladık.

 O da nesi

Gövdeyi yapıştırmadan önce masa üzerinde klavuz çizgileri çizdik ve düzgün olması için kalıp hazırladık. Tüm parçaları getirip gövdenin yarısını yapıştırdık. Gönyeyi öçltük. Şaşırtıcı derecede düzgün. Nasıl ya? Bizde anlamadık tekrar ölçtük. Sağdan ve Soldan geldiğimizde tam uç noktaya geliyoruz ve mm bile şaşma yok. İşte bu dostum. Biz bu işi piriyiz falan diye havalara girmiştik. Ertesi gün kalıptan söküp gövdenin diğer kısmını yapacaktık. Bir de ne görelim kalıp büyük olmuş çıkmıyor. Haydaaaa. Uleenn git gönyeyi tuttur, mm bile şaşmasın ama gel kalıbı büyük yap. Ahahah nasıl oldu bunu da anlamadık. Hesaba katmamışız. Ne yapacağız peki; diye düşünürken başladık kalıbı parçalamaya. Eee gövdeyi parçalayacak halimiz yok ya. Yapana kadar burnumuzdan gelmiş :)

3mmlik Hata

Gövde bitti, sıra yan bacağı yapıştırmaya geldi. Onu da güzelce yapıştırdık. O da gövde gibi 2 parça. Ama bir sorun var. 2 kutuyu yan yana getirince arada 3mmlik bir fark oluşuyor. Yani iki küp düşünün. Yan yana gelince köşelerden taşma olmaz değil mi? Ama bizimkinin bir tarafında 3mmlik fazlalık var. Haydaa, böyle kalsın ya ne olacak 3mmlikte de kusurumuz olsun diyecektim ki Yunus olmaz dedi, suda giderken engel olur o ayrodinamiği(aerodinamiği) bozuk olur dedi. Baktım doktor haklı. Suda giderken sürekli sağa ya da sola çeken bir kano hayal etsenize. Ahahah komik değil mi, olmuş ama düz gitmiyor ahahaha. Son olarak polyester örtümüzü epoxy ile kanonun tabanını kapladık. Böylece zemin çok daha sağlam oldu. Taşlara vs. sürtebiliriz ya o açıdan gerekli.

Yüzer mi Bu?

Yaparken bizimde aklımıza en çok takılan soru bu oldu. Tabiki de su alıp batacağından bunu düşünmedik. Herkes böyle düşünüyordu ama biz değil. Çünkü o kadar çok yapıştırıcı kullanmıştık ki fazlasını temizleme ihtiyacı duyduk. Koca kano için 5kg civarı epoxy yetecekken biz yaklaşık 9kg kullanmıştık. İşte sorun da burada, zaten çıtalar için aldığımız iroko ağacı yeterince ağırdı birde üstüne fazlaca yapışkan eklenince ne olacak bilemedik. Sürekli bir hesap kitap yapıyoruz. Yunus tedirgin, ben ise her zamanki gevşeklikteyim. En kötü yarısına kadar su gelir ve yine yüzer diyordum. Ama kürekle gitmez tabi ki. Son yaptığımız hesaplamalara göre yüzecekti, ve bizde böylece rahatlamış olduk.

Boya Safhası

He ya öyle hemen de boyaya geçtik zaten. Nerdeeee… Yapıştırdıktan sonra yine fazla ve etrafa bulaşmış yapışkanları temizlemek gerekti. Yani yine zımpara işi. Allah kahretmesin şu işi ya. Bir türlü gün yüzü göremedik. Neyse ya boyaya geçeceğiz diye bir hevesle o işi de yaptık. Tüm kano tekrar zımparalandı. Sonra terası bir güzel temizledik. Olum 10 poşet çöp mü çıkar. 1.5 sene boyunca hiç mi çöp atmadık, bilemedim ama rahat 10 poşet çöp çıktı. Her yere naylon serdik ve epoxy bazlı astar boyamızla işe koyulduk.

Şu İş Bitsin Gerisi Kolay

Ya taaa en başta bunu demiştik. Şu iş bitsin gerisi kolay, nah kolay. Gittikçe zorlaştı. Bir boya yapmak bile daha zor oldu. Ne var ki boya yapmakta demeyin. Epoxy bazlı olunca hemen kurumaya başlıyor. Fırçanız sertleşiyor ve yapış yapış oluyor. Evet bu dediğim boyayı sürmeye başladıktan 15dk sonra olmaya başlıyor. 1 kat epoxy astar boya üzerine 3 kat da epoxy bazlı beyaz boya sürünce bizim yavru ortaya çıktı. Otur izle, o biçim yani. Aşık olmamak elde değil. Beyaz çok yakıştı be abi :)

Süslemek Lazım

Bizim evdeki işler bitmişti. Her şey hazırdı, sadece Deniz‘in (Yunus’un yetenekli eşi, yalan yok elinden her iş geliyor) kanoyu süslemesi kalmıştı. Bir sürede beraber çizimleri yapıp süsledik. Aslında biz bozduk o düzeltti. Biz yapsayık zaten ana okulu resimleri gibi süslemeleri olacaktı kanonun. Sağolsun Deniz tüm yeteneğini konuşturdu. Kendisi şimdilerde ise keçe bebek yapmakta. Needlesea’ye bir göz atın derim.

Test Sürüşü

Yakın dostlarımız ve çevreden meraklı, yardımsever bir kaç vatadaşla birlikte kanonun test sürüşünü Caddebostan sahilde gerçekleştirdik. Vidalar deliklere küçük geldi, sonra geçirelim diye çekiçle çaktık. Sonra giren vidalar çıkmadı. Ardından matkap getirdik delikleri büyüttük tekrar taktık, sonra somunlar geçmedi. Çünkü çekiçle vurduğumuzda vidaların ucu bozulmuştu. Bu küçük aksilikleri atlattıktan sonra akşam 21:30 sularında kanoyu suya indirdik. Kimseye bir şey olmasın diye ilk test sürüşünü Yunus ve ben yaptık. Eee bir noktada hakkımızdı da. Aslında deniz altı olur mu bu diye de bir tedirginliğimiz vardı :). İlk suya iniş o kadar güzeldi ki, ben yüzüyooor, yüzüyooooor diye bağırıyordum. Beklentilerimizin çok çok üstünde oldu ve yaklaşık olarak 4 parmak kalınlığında suya battı ve su da resmen aktı gitti yavru. Vayy be. Evlat sahibi olmak gibi bişeydi bu. Normalde bir sandala binip kürek çekmeyecek ben mutluluktan uçuyordum resmen. 2 kürekle hemen hızlanıyorduk.

Araç Kiti

İyi hoş güzel yaptık da, bir de araba da adam gibi taşımak lazımdı bunu. Hemen araç kiti yapalım dedik. Kalın koltuk süngerlerinden aldık ve Deniz maharetli elleriyle sunu deriden bir de kılıf yaptı. Halatları da geçirdik ve arabanın üzerine bağladık. Beklediğimizden sağlam oldu ve tavanda basmadı. Tek sorun koca kanoyu(gövde tek başına yaklaşık 40kg) kaldırıp arabanın üzerine koymak. Bir de tekerlekli bir sunta yaptık. Denizin kenarına kadar da böyle çeke çeke götürüyor olduk. Araç kitiyle uzun yol bile yaptık. İstanbul’dan Ağva’ya kadar gittik. Tek sorun hava fazla rüzgarlı ise 70km hızı geçmemeniz. Rüzgar yokken de 90-100 arası rahat bir seyir yapabiliyorsunuz. Hele bir de önden ve arkadan arabanın altına bağlarsanız işte o zaman tadından yenmez.

Son Durak

Şimdilerde ise kano uygun bir marinada yatıyor. Kış işte ne yapsın. Yaz gelince tekrar yola çıkarız.

Son Söz

Nefes aldıkça son söz yoktur dostum. Vaktin varken hayallerinin peşinden git, yardır yani. Bir yerlerden mucize bekleme; bak, bul, araştır, öğren ve yap. Evde kano yapan adamlar olarak kendimizi aştık. Bir sonraki plan uçak yapmak. Hı hı yaparsınız diyenler var gibi, istedikten sonra neden olmasın :)

Share this Story
  • Plankton

    Evde Kano Yapımı

    Adı: Plankton Doğum Tarihi: 2014 Yapım Yeri: Bir apartmanın 9. katı Modeli: Wa’apa Ama Ebeveyn: İbrahim Uylaş, Yunus Demiray Özetle; Plankton; ...
Load More In Plankton

Facebook Yorumları

2 Yorumlar


  1. Mehmet

    24/10/2015 at 22:24

    Tebrik ediyorum, özellikle süslemeler çok ama çok güzel olmuş, anlatımda.. Biliyorsunuz bu model’in aslı yelkenli. Bu konuda plan yada bilgiye ihtiyacınız olursa yardımcı olabilirim. Birde suda videosu olsa iyi olurdu..

    Yanıtla

    • İbrahim Uylaş

      25/10/2015 at 09:12

      Merhaba,
      Bu modelde yelkenli ancak biz yelkeni daha sonra yaparız diye bir an önce kanoyu bitirdik. İlk suya indirişimizin bir görüntüsü var. Linkini altta iletiyorum. Kano Fenerbahçe’de marinada karada duruken geçen yıl çıkan lodosla parçalandı. Bu talihsiz olay bizi epey bir üzdü. Belki bir gün yenisini yaparız. O zaman ihtiyaç olan konularda danışabilirim. İlginiz için teşekkürler.

      https://youtu.be/uze7ZSbYegI

      Yanıtla

Yanıtla

Mail adresiniz paylaşılmayacaktır.Zorunlu alanlar işaretlendi *

Rakam girerek işlemi yapın. * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Türkiye’nin Kamp Haritası

Filtrele

Yol Tarifi alın

  seçenekleri göster

Instagram

  • Herkese selamlar, Londra'ya taşınma, iş bulma, bir düzen oturtma derken bir baktım ki 5 ay geçmiş ve gezi planları yapmaya başlamışım. Gezi planları yapmaya başladıysam kendime gelmeye başladım diye düşündüm ve Ramazan vakti dayanamadım yeniden yola çıkmalı diyerek dükkanı açmaya karar verdim :) Ben de keyifler yerinde çok şükür, işler rayına girmeye başladı. Umarım sizlerde iyisinizdir. Bu yıl daha çok yazmayı ve paylaşmayı planlıyorum. Merak edenler için 5 aylık süreç nasıl geçti neler yaptım ve neler yapmayı planlıyorum diye kısaca bir özet geçtim. Yaziya Yolacikmali.com üzerinden ulaşabilirsiniz.
  • Artık kamp malzemelerimi paketleyip kaldırdığıma göre bu haberi sizinle paylaşabilirim. Sevgili dostlar dükkanı geçici bir süreliğine kapatıyorum. Bir kaç hafta içerisinde Londra’ya göçeceğim. Yeni ülke, yeni hayat, yeni iş, yeni çevre, yeni arkadaşlar ve en güzeli ise gezilecek yeni yerler beni bekliyor. Bir düzen oturtana kadar buralarda olmayacağım. Sonrasında tekrar görüşmek üzere. Sessiz geçireceğim bu süre aslında yeni planlar için de hazırlık süreci olacak. Bu süreçte her türlü iletişim yolundan bana ulaşıp sorularınız varsa sorabilirsiniz. Bilgim yettiğince, dilim döndüğünce cevaplamak isterim.

Tekrar görüşmek üzere hoşça kalın.

Kaçkar Mountains 
#yolacikmali, #trekking, #hiking, #camping, #travel, #adventure, #nature, #yuruyus, #gezi, #kamp, #backpackers, #naturelovers, #trek, #Mountains, #outdoor, #turkey, #traveling, #hike, #followers, #turkishfollowers, #kackar, #mezovit, #yayla , #camplife, #ourcamplife, #plateau, #cloud
  • Dünya düzdür, bu fotoğrafta ispatıdır :)) Gelidonya Fenerine doğru yürürken Suluada'yı izleyerek ilerledik. Ön tarafında bembeyaz bir kumsal var. Hani yakın olsa şöyle inip bir denizine giresimiz vardı. Böyle baka baka geçtik ve aklımız bu adada kaldı. Türkiye'nin Maldivleri olarak anılan Suluada'ya bir gün geleceğiz. 
Likya Yolu/Turkey 
#yolacikmali, #trekking, #hiking, #camping, #travel, #adventure, #nature, #yuruyus, #gezi, #kamp, #backpackers, #naturelovers, #trek, #sea, #outdoor, #turkey, #traveling, #hike, #followers, #turkishfollowers, #likya, #likyayolu, #yolculuk, #sky, #lycia, #lycianway, #suluada
  • Likya parkurunda 3 gün boyunca  50km yürüyerek Karaöz'e ulaştık. Bugün 22km ile en uzun ve en güzel manzaralı yürüyüşümüzü Yılmaz'la beraber yaptık. Yorgunluk var ama hala çakı gibiyiz. Yürüyüş bitti ama yolculuk henüz bitmedi. Şimdi 22'de İstanbul'a kalkacak uçağa yetişme çabalarındayız. Herkese iyi akşamlar, Likya'dan selamlar. 
Likya Yolu/Turkey 
#yolacikmali, #trekking, #hiking, #camping, #travel, #adventure, #nature, #yuruyus, #gezi, #kamp, #backpackers, #naturelovers, #trek, #sea, #outdoor, #turkey, #traveling, #hike, #followers, #turkishfollowers, #likya, #likyayolu, #yolculuk, #sky, #lycia, #lycianway
  • Ve 14km sonra Gelidonya Fenerine ulaştık. İnternette yeni geldi. Ekip çakı gibi bir bu kadar daha yürürüm dese de 8km sonra yürüyüşü bitiriyoruz. 
Likya Yolu/Turkey 
#yolacikmali, #trekking, #hiking, #camping, #travel, #adventure, #nature, #yuruyus, #gezi, #kamp, #backpackers, #naturelovers, #trek, #sea, #outdoor, #turkey, #traveling, #hike, #followers, #turkishfollowers, #likya, #likyayolu, #yolculuk, #sky, #lycia, #lycianway
  • Günaydın, bugün Adrasan'dan 3 kişi yola çıktık. Arkadaşım @yilmaz.oncel.7 de bize katıldı ve 20km adımlamayı hedefliyoruz. Dün bolca orman içinden yürüdük, pek manzaramız olmadı. Bugünkü parkurda ise güzel manzaralar bizi bekliyor. 
Likya Yolu/Turkey 
#yolacikmali, #trekking, #hiking, #camping, #travel, #adventure, #nature, #yuruyus, #gezi, #kamp, #backpackers, #naturelovers, #trek, #sea, #outdoor, #turkey, #traveling, #hike, #followers, #turkishfollowers, #likya, #likyayolu, #yolculuk, #sky, #lycia, #lycianway
  • Günaydın, bugün Olympos antik kenti üzerinden ilerlemeye devam ediyoruz. Dik bir yokuş bizi bekliyor. 0 dan 750 metreye çıkıp sonra tekrar deniz seviyesine ineceğiz. Bugün biraz yorucu olacak gibi. Keyifli pazarlar. 
Likya Yolu/Turkey 
#yolacikmali, #trekking, #hiking, #camping, #travel, #adventure, #nature, #yuruyus, #gezi, #kamp, #backpackers, #naturelovers, #trek, #sea, #outdoor, #turkey, #traveling, #hike, #followers, #turkishfollowers, #likya, #likyayolu, #yolculuk, #sky, #lycia, #lycianway
  • Likya yolunun en güzel yanı sizi zırt pırt deniz kenarına çıkarması. Gün boyu yürüdükten sonra deniz tüm yorgunluğumuzu aldı. 
Bugün 12km yürüyerek Ulupınar'dan Çıralı'ya ulaştık. Yarın arkamda görmüş olduğunuz dağı aşarak Olympos üzerinden Adrasan'a ulaşacağız. Yarının hedefi yaklaşık olarak 18km. 
Çıralı, Likya Yolu/Turkey 
#yolacikmali, #trekking, #hiking, #camping, #travel, #adventure, #nature, #yuruyus, #gezi, #kamp, #backpackers, #naturelovers, #trek, #sea, #outdoor, #turkey, #traveling, #hike, #followers, #turkishfollowers, #likya, #likyayolu, #yolculuk, #sky, #lycia, #lycianway

Takip Et