Başımıza Gelenler, Yol Hikayeleri

Mahcup, Şaşkın ve Mutlu


Tarih 17 Ekim 2013, güzel bir sonbahar zamanı ve ben Yedigöller’e gitmek için yollara düşmüşüm. 25kg çantamla dilim dışarıda 14km yokuş çıkmışım. Artık hava kararmak üzere ve ben kamp yapmak için planladığım yere yani küçük bir yaylaya geldim. Burayı google Maps üzerinden bulmuştum. 8-10 tane yayla evi var. Yaylada bir sürü insan olmasını beklerken birde ne göreyim hiç kimse yok. Neyse dert değil zaten amacım çadır kurmak, ayak üstü bişiler atıştırıp hemen uyumak. Hava kararmak üzere ve ben de çadır kurmaya çalışıyordum ki bir araba geldi. Yaylada evleri olan bir aile günübirlik geziye çıkmışlar ve bir uğrayalım demişler. Neden evlerden birine girip kalmıyorsun diye önce bir fırça çektiler. Sonra bana sobası olan bir ev buldular ve zorla beni eve yerleştirmeye başladılar. Ben ise, başkasının evi ne gerek var, hem çadırım var ben üşümem rahat uyurum falan filan derken, “bizim burada yayla evleri kilitlenmez. Yolcu olur, avcı olur girsin kalsın diye açık bırakılır” dedi. Sonra karanlığa kalmamak için güneş batmadan gittiler. Sobayı bir yaktım, bir yemek bir de çay yaptım. Ohh mis daha ne isteyeyim. 1 haftayı burada geçirebilirim. Zaten 14kmlik yokuşu çıkarken ağzım burnum birbirine girmiş, kendimden geçmişim, sobalı sıcak bir yer iyi gelmişti. Çok güzel bir gece geçirdim. Sonra Yedigöller’e gittim. Dönüşte bir gece daha bu evde kaldım ve fazla olan yiyeceğimle birlikte bir de teşekkür notu yazarak ayrıldım. 5 gün süren yorucu bir trekking turu olmuştu. Aradan aylar geçti ve bir gün bilmediğim bir numara tarafından arandım. Arayan kişi yayladaki evin sahibi İlhami abi. Önce kendini tanıttı sonra ise söze şöyle devam etti: “geldik buraları temizledik, karda kalkmış. Buralar çok güzel yine gelip kalabilirsin”. Ben ise fazlasıyla mahcup, şaşkın ve mutlu bir şekilde teşekkürlerimi ilettim.

Şu an bunları tekrar anlatırken bile mahcup, şaşkın ve mutluyum :)

Share this Story
Load More Related Articles
Load More By Yola Çıkmalı
Load More In Başımıza Gelenler

Facebook Comments

3 Comments


  1. Waterlilyy

    25/11/2015 at 23:22

    Doğa yürüyüşleriyle 3 sene önce tanıştım. İzmirde yaşıyorum vakit buldukça bu yürüyüşlere katılıyorum. Her pazar aklim yapılan yuruyuslerde kalıyor. Yürüyüslere katılamadığım zamanlarda mutlaka nereye gidildiğıne ve sonrasında cekilen fotoğraflara bakıyorum. Dünyaya tekrar gelsem kimseyi hicbirseyi dusunmeden arkama bakmadan vaktimi sadece sevdigim seylerle ugrasmak icin gecirmek isterdim. Fotoğraflar anılar süper. Kıskandım :)

    Reply

    • Yola Çıkmalı

      26/11/2015 at 08:12

      Tek başına seyahat etmenin en sevdiğim yanı daha çok anı biriktiriyor olmak. Umarım en kısa zamanda yürüyüşlere tekrar başlarsınız. Hayat kısa, kalan zamanı değerlendirmek lazım :)

      Reply

      • Waterlilyy

        26/11/2015 at 11:18

        Aksam geceyarısına kadar yazılarınızı okudum inanılmaz huzur buldum ve güzel vakit geçirmeme sebep oldu. Keyifle takip edeceğim bir blok olmuş çok teşekkürler. Devamını merakla bekliyorum.

        Reply

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Rakam girerek işlemi yapın. * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Check Also

Frig Yolu da Nedir ki?

Facebook’ta Hüseyin Sarı ile arkadaşlığımızın başlamasından sonra güzel ...

Instagram

  • Frig fotoğraflarında gezinirken bu fotoğrafı hiç paylaşmadığımı fark ettim. 
Frig vadilerinde karşılaştığımızda biz yürüyorduk onlarsa eşekleriyle geziyordu. Muhabbete başlayınca bir ihtiyacımızın olup olmadığını sordular, yardımcı olabileceklerini söylediler. Sonrasında köydeki köpekler bize saldırmasın diye köy çıkışına kadar bize eşlik ettiler. Boyunuz küçük, yaşınız küçük ama yüreğiniz kocaman.
  • Hayalleri olanlara, hayal kuranlara selam olsun. 
Cumhuriyet bayramımız kutlu olsun. 
Alp Dağları İtalya-İsviçre sınırı 6 Ekim 2018
  • Başımızı sokacak şöyle bir evimiz olsun yeter :) West Lulworth, United Kingdom
  • "Güzelliği bulmak için tüm dünyayı dolaşsak da; onu içimizde taşımıyorsak asla bulamayiz." demiş Ralph abi. (Ralph Waldo Emerson) 
Alp Dağları, İtalya-İsviçre sınırı. 7 Ekim 2018
  • Böyle manzaraları görmek için bir günde deniz seviyesinden 2000-3000 metre yüksekliklere koşarak giderseniz vücudunuz bazı tepkiler verebilir. Ne yapıyorsun birader diye seni uyaracak ve baş ağrısı, mide bulantısı, halsizlik ve uykusuzluk gibi etkilerini hissettirecektir. Eğer daha da yükseğe çıkarsanız bu belirtilerin şiddeti daha fazla olacaktır. Ayni gün 0'dan 2000-2500 metrelere kadar çıkmakta çok fazla endişe edecek bir durum yok. Daha da yukarı gideceksiniz bunu aynı gün yapmayın. Yüksekliğe uyum sağladıktan sonra devam edin. Eğer kendinizi kötü hissederseniz aşağıya inişe geçmelisiniz.  Bu olaya Akut Dağ hastalığı denmektedir. Dağcı abiler bu mevzuyu iyi bilirler ;) 10 gece yerine 1 gece kalıp, az kaldığımız için pişmanlık yaşadığımız Alp Dağları, İtalya-İsviçre sınırı.

Görüntü için teşekkürler @cnrbzk
  • Beni buraya gömün diyen kimler var :) 2000 metre yüksekliğindeki bu yaylaya geçen yıl 5 metre önceki yıl ise 8 metre kar yağmış. Eve girebilmek için aşağı doğru tünel açmışlar. Yazın altı yüksek 4*4 araçlarla kışın ise kayak merkezi oluşundan dolayı telesiyej kullanarak ulaşıyorlar. Bizim yaylalardan en büyük farkı evlerinin daha estetik olması.

Alp Dağları, 6 Ekim 2018
  • Bulunduğumuz tepe İtalya, karşısı İsviçre, poz veren yaramaz ufaklık ise Athena :) Alp Dağları
  • Günaydın ve iyi pazarlar. 
Benim ilk bildiğim dağ Palandöken'dir. Dünyaya gözümü orada açtım. Sonrasında Türkiye'de ne kadar dağ, tepe, orman varsa arşınlamaya çalıştım. Şimdi ise Alp dağlarında 2000 metre yükseklikte bir dağ evindeyim ve sabah bu manzarayla güne başlıyorum. Nerelerden nerelere diyorum ve hayattan daha ne isteyeyim ki :)

Takip Et