Likya Yolu, Yol Hikayeleri

Likya Yolu 1. Gün

Likya Yolu 1.Gün (20 Eylül 2014)

Ölüdeniz -> Faralya -> Kelebekler Vadisi -> Kabak Koyu(25km)

Mezarlıkta Başlayan Macera

Bir önceki gece az uyumuştum ve Dalaman’a inişim ise 23:15 civarı oldu. Havaş’ın Fethiye’ye giden aracı doldu ve sadece ben dışarıda kaldım. Bir sonraki aracı beklerken 30dklık kayıp ile Fethiye’ye 12 gibi ulaştım. Ölüdeniz’e giden vasıta ararken bu saate araba olmadığını öğrendim. Çok yorgun olduğumdan otostopla uğraşmadım ve Fethiye dışına kadar yürüyüp çadır kurmaya karar verdim. 45 dk kadar güzel yürüdüm ama ayakta uyuyacak kadar yorgun olduğumdan bir an önce uyumayı hayal ediyordum. Sağımda gördüğüm yeşillik alan mezarlık çıktı. Arka taraflarına bakınca geniş boş alanlar gördüm. Gecenin bir yarısı kimse buraya girmez hem de macera olacaksa böyle olsun diyerek mezarlıkta kamp yapmaya karar verdim. Mezarlık mı? Evet doğru duydunuz . Kalabileceğim en güvenli yer. İçeri girdim arka taraflara yöneldim. Bir an evvel çadır kurmaya çalıştım ama zemin çok sertti ve kazıklar eğiliyordu. Kazıkları çakamazsam çadır ayakta durmuyordu ve ben ayakta uyuyacak düzeydeydim. Başlarım çadırına diyerek şişme matımı ve uyku tulumumu çıkarıp 2 mezar arasına kıvrılarak uyumaya karar verdim. Çok rahat bir uyku olmadı ama en azından güvenli bir yerdeydim. Hava sıcaklığı da üşütmeyecek düzeydeydi. Uykuya geçtiğimde gece 2 olmuştu. Ziyaretçi olarak kedi veya köpek beklerken bana domuz gelmişti. Ayak seslerine uyandım ve kafamı kaldırdığımda aramızda sadece 2 mezar vardı. Şşşşşişşşştttt diye seslendim korkup kaçtı hayvan. Ufak bir şeydi zaten. Sonra artık bir an önce sabah olsun diye uykuya daldım.

IMG_20151207_204647

Geçen yıl yine bu zamanlar bende azıtan yüksek tansiyon 3 gün önce tekrar başgöstermişti. 3 gündür hafif baş dönmesi ve rahatsızlık hissediyordum. Ama bugün diğer günlere göre daha iyi geçti. Zaten öyle olmasaydı devam etmezdim. Sabah toparlandıktan sonra minibüsle Ölüdeniz’e ulaştım ardından kendimi Likya parkurunun başlangıç noktasına attım. Babadağ’ı tırmanarak yürüyüşe başladım. Yükselti çok fazla değildi bu yüzden çok yorulmamıştım ancak bir an aklıma kalan 500km gelince, 21 günde böyle nasıl olacak diye düşünmeye başladım. Bu düşüncelere çok dalmadan manzarayı izle koçum diyerek dikkatimi dağıttım. İlk karşılaştığım insanlar bir aile oldu. Aslında karşılaşmadık ben onları uzaktan gördüm. Puset gibi bir şey sırtına takmış el kadar veledi yanlarına almış ailecek yürüyüş yapıyorlardı. Büyük ihtimalle Türk değillerdi. İlk muhabbet ettiğim kişiler ise yine çocuklar oldu. Ben Antalya’ya onlar ise Züheyla’ya oyun oynamaya gidiyorlardı. Çocuklarla muhabbet etmek bana iyi gelmişti. Seviyorum veletleri. Masum, saf ve temiz oluyorlar. Gülücüklerinin ardında mutluluk var. Sonra birkaç turistle karşılaştım ve muhteşem ingilizcemle muhabbet ettik. En azından anlaştık :).

IMG_20151207_205221

Kelebekler vadisine inmeye karar verdiğimde tansiyonum yine sapıtmıştı. Başına buyruk takılıyordu. Dik yeri indim biraz ilerledim ama sonra geri dönme kararı aldım. Çünkü in çık zaman kaybı olacaktı hem de biraz uyku problemimin vardı. Faralya’daki camiye daldım ve 1 saat uyku çektim. Telefonumu da şarj ettim. Bir de soğuk su sebili koymuşlardı ki oh daha ne isteyeyim. Bu uyku iyi geldi ve sonrasında 5 gibi Kabak koyuna vardım. İlk gün hedefimi tutturmuştum. Önce bir denize girip yıkandım sonra çadır kurmak için biraz orman içerisinde ilerledim. Yılın bu zamanı hava tahminimden sıcak çıktı. Bu yüzden denize girmek iyi geldi.

Kabak Koyunda Bekçi Bozuntusu 

Sote bir yere çadırı kurdum notlarımı yazıyorum ki bir de göreyim 2 kişi bana doğru geliyor. Uzaktan fenerimin ışığını görmüş olsalar gerek. Kendini tanıtan bekçi ve yanındaki delikanlı çadır kurmak yasak, tabelaları görmedin mi dedi. Likya yolunu yürüyorum gördüğünüz gibi ateş yakmadım ve öyle bir hazırlığımda yok. Notlarımı yazıyorum ardından uyuyacağım ve sabah erkenden yürüyüşüme devam edeceğim ve neye göre yasak, hangi kanuna göre bana açıklar mısınız şeklinde tepki verince bekçi şaşırdı. Benden böyle bir tepki beklemiyordu sanırım. Biraz yumuşadı ve ya işte orman işletme yasak koymuş, istersen arayayım gelsinler onlarla konuş, sonra bana laf ediyorlar çadırını toplayıp gelip sahilde uyuyabilirsin, hem sahilde yatan başkaları da var dedi. Çadır kurmak yasak ama uyumak serbestmiş. O zaman çadırımı toplayacağım ve tam bu noktada uyku tulumunda uyuyacağım dedim. Adam iyicene şaşırdı. Gel sahilde uyu, sonra bana kızıyorlar falan yaptı. Daha fazla uğraşmamak ve keyfimi kaçırmamak için peki dedim. Toparlanıp Kabak kumsalına geçtim. Bana fark etmez mezarlıkta yatmış adamım ama bekçinin tavırları hoş değil. Üstelik yasal olarakta bir yaptırım yok. Oradaki işletmecilerin yapmış olduğu bir uygulama. Neyse ya fena da olmadı. Niye mi? Çünkü samanyolunu izleyerek uyuyacaktım. Evet gece Kabak koyunda gökyüzü bir harika gözüküyor.

Hadi o zaman iyi geceler..

Saat: 20:03

Ek bilgi; Bu notlar yolculuk sırasında yazılmıştır.

Fotoğraflarla 1. Gün

1.Günün Rota Bilgisi

……. Likya Yolu Anıları 2. Günün Gezi Notları

 

Share this Story
Load More Related Articles
Load More By Yola Çıkmalı
Load More In Likya Yolu

Facebook Comments

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Rakamlari giriniz. * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Check Also

Frig Yolu da Nedir ki?

Facebook’ta Hüseyin Sarı ile arkadaşlığımızın başlamasından sonra güzel ...

Instagram

  • 2011, 2013, 2015 derken 2017'de de Kaçkar dağlarındaydım. Diğer bir deyişle her iki yılda bir toprak beni çağırıyor :)). Yıl oldu 2019. İçimde yine bir Kaçkarlara gitme hissi ama pek mümkün görünmüyor. Londra'dan oralara gitmek bu yıl için oldukça zor bir plan. 
Fotoğrafta gördüğünüz yer Öküz yatağı. Suyun yer altından çıktıktan 5dk sonra görmüş olduğu sulak ve düzlük bir alan. Harika bir çadır alanı olduğunu düşünebilirsiniz ancak burası ve buna benzer yerler kamp için uygun değil. İlk neden burası Karadeniz ve ne zaman yağmur yağacağı,  sel olacağı belli olmaz. Bir gece başlayan yağmur sizi suyun içinde bırakabilir veya alıp götürebilir. İkinci neden ise bu gibi yerler sulak olduğu için normalden soğuk hissetmenize ve gece daha fazla üşümenize neden olur. Üçüncü neden ise adından da anlayacağınız üzere bir sürü öküz var :) Bir gün Londra'dan Kaçkarlara, oradan da uzakdoğuya dogru motorla bir tur yaparım mı acaba? Neden olmasın ki 😉
  • Hayallerinizi gerçekleştirdiğiniz bir yıl olması dileğiyle. 
2017 Kerpe Yolu
  • Birleşik krallıkta öyle beğendiğiniz her yere çadır kuramazsınız. Çünkü böyle  araziler ya birisine ait(bir düke ait olabilir) ya da kamuya açık alan(çok fazla günübirlik yürüyüşünün geldiği yerler) olduğundan dolayı çadır kurulması yasaklanmış. Burada çadır kurabilmek için kimsenin olmadığı  ıssız yerler bulacaksınız ya da kamp alanlarını tercih edeceksiniz. Neyse ki kamp/karavan kültürü oldukça yaygın ve etrafta çok fazla kamp alanı var. 
Snowdonia Milli Parkı, Wales
  • Bolu-Düzce sınırında kalan ve harika bir ormana sahip olan Sinekli yaylası tekrar gitmek istediğim yerler arasında. Doğa da kamp yapmayı sevenler için harika bir yer.  Gittiğinizde koruyup kollamayı unutmayın.

Sinekli Yaylası, Bolu
  • Sırada arşivimi karıştırırken bulduğum bu ilginç fotoğraf var.

Yıl 2015. Erzurum'dan Artvin'e doğru ilerliyorum. Artvin barajı etrafında kıvrıla kıvrıla yol alırken bir viraj sonrasında aniden karşıma çıkan bu manzara beni çok şaşırtmıştı. Apar topar arabayı bir yere çektim ve manzarayı izlemek yerine incelemeye başladım. Ne oluyordu orada ve nasıl bir gün batımıdır bu? Resmen dağ alev almış yanıyordu. Güneşin batarken oluşturduğu kızıllık dağ ve bulutların arasında kalınca bu güzel görüntü ortaya çıkmıştı. Güneş batınca görsel şölende bitti ben de yoluma devam ettim.  Herkes yoluna gibi bir şey olmuştu.
  • Orman her zaman sürprizlerle doludur. Bazen yaban hayvanlarını görürsünüz bazen de böyle güzel evleri. 
Dorking, London
  • Doğadayken doğayla yarışmayın ki başınıza iş açmayın. Tecrübe ile sabit 😊

Bir selam vermeyeli ve bir fotoğraf paylaşmayalı uzun zaman olmuş. 
Selamlar, saygılar 👋

Seven Sisters, United Kingdom
  • Frig fotoğraflarında gezinirken bu fotoğrafı hiç paylaşmadığımı fark ettim. 
Frig vadilerinde karşılaştığımızda biz yürüyorduk onlarsa eşekleriyle geziyordu. Muhabbete başlayınca bir ihtiyacımızın olup olmadığını sordular, yardımcı olabileceklerini söylediler. Sonrasında köydeki köpekler bize saldırmasın diye köy çıkışına kadar bize eşlik ettiler. Boyunuz küçük, yaşınız küçük ama yüreğiniz kocaman.

Takip Et