Likya Yolu, Yol Hikayeleri

Likya Yolu 3. Gün

Likya Yolu 3.Gün (22 Eylül 2014)

Sidyma -> Gavurağalı -> Karadere(17km)

Aslında bugün 4.gün. Dün çok yorgun olduğumdan bugün yazmaya karar verdim.

IMG_20151211_003619

Sidyma’ya Veda

Sabah 8 gibi tekrar yollara düştüm. Tam Sidyma’dan ayrılacakken Haşim abi ile karşılaştık. Karşılaşmamız iyi oldu çünkü dün akşam o kadar sohbet ve ikramlarından sonra hem tekrar teşekkür etmiş oldum hem de beraber fotoğraf çekildik. Ardından Bel – Yediburunlar’a doğru giden Likya yoluna devam ettim. Parkurdaki işaretler kırmızı ve beyaz boya ile yapılmış. Renk körü olduğumdan dolayı işaretleri seçmekte zorlanıyorum. Bu kadar yeşilin arasında kırmızıyı görmem zor oluyor. Taşların üzerinde de bir sürü beyaz lekeler var. Bu yüzden çok zorluyor beni. Patika da ilerlerken bir ara yine işaretleri kaybettim. Sonra sarı-kırmızı işaretleri gördüm. Bunlar Almanlar’ın işaretlediği ayrı bir parkur. Baktım görmesi daha kolay hemen bunları takip etmeye başladım. Ne de olsa aynı yere çıkar düşüncesiyle giderken o işaretleri de kaybettim. Haydaa. Sıkıntı yok. Hemen haritadan parkurun nereden devam ettiğine baktım. Epey bir sapmışım. Geri dönmek hiç cazip gelmedi. Şuradan orman içindeki yamaçtan giderim ben diyerek ne kadar büyük bir hata yaptığımı bilmeden devam ettim. İlk çıkış iyiydi. Çünkü orman çok sık değildi. Sonra sıklaşan orman içerisinde yol bulmak pek de mümkün olmadı. Üstelik her taraf dikenli çalılarla dolu. 2 saatte burayı zor çıktım. Her tarafım çizikler içinde sızlıyor. 1-2 yerim kanıyor. Bir şekilde çalılardan sıyrılıp tam düze çıktım kurtuldum derken arı kovanlarının arasında kaldım. Arıcılar kovanları açmış bir şeyler yapıyor. Beni görünce hemen uzaklaş buradan diye hareket yaptılar ki o esnada sağ kaşımın üzerinden bir arı beni öptü. Hayda sanki ben onlara ne yaptım. Kendimi kenara zor attım. Verdikleri alerji ilacını içtim. Arının iğnesi saplı kalmıştı onu çıkardım. Sonra başımda hafif bir ağrı ve şişlik ile yola devam ettim. Rotadan çıkarak gereksiz yere kendimi yordum. Oradan çıkmaya çalışırken kendimi sakatlayabilirdim de. En önemli kurallardan birini ihlal ettim. Yuh bana.

Gavurağalı İnişi

Gavurağalı’ya inişe doğru geçtiğimde çok dik bir yere geldim. Kayalık ve dik olan bu yamacı inmek çok yordu. Burayı inerken yine canımdan bezdim. Az daha gaza gelsem Likya yolunu yarıda bırakabilirdim. 2 kez aşağı doğru kayıp giderken kendimi zor durdurdum. Bildiğin aşağıya uçuyordum. Atlattığım en ciddi tehlikeydi. Bu noktada yorulduğumu ve kendimle inatlaştığımı fark ettim. Bu yüzden 1 saatlik mola verdim. Dağın başında saçma sapan bir yerde pipomu içtim. Sonradan öğrendiğime göre Gavurağalı’ya inen bu patika parkurun en zor kısımlarından biriymiş. Neyse sağ salim atlattım. Düzlüğe çıktığımda yerde yatan bir adam gördüm.

Turist Avcısı

Yerde yatan kişi Ali abi ve kendisi turist avcısı. Pusuya yatmış avını bekliyor. Her gün burada yatıp gelenleri Karadere’deki işletmesine(restoran+pansiyon) yönlendiriyormuş. Karadere’de Özlen restoranı bul, orada çadır kurabilirsin. Bende biraz daha durup geleceğim diyor. 4km sonra Özlen restorana varıyorum.

IMG_20151211_072522

Çadır yerimiz var dediğinde yumuşak bir zemin hayal etmiştim. Taşlık olan zemine zor da olsa çadırımı  kuruyorum. Şişme matım sayesinde gece rahat bir uyku uyuyabileceğim. Telefonumu restoranda şarja bırakıp sabah almayı planlarken Ali abi olmaz dedi. Haydaa. Telefonun başına bir şey gelir falan fiş mekan deyince bende bu güvensiz yerde 1 gün daha kalmaktan vazgeçtim. 4.günümde kalıp dinlenmeyi planlıyordum ama burada değil. Bugün çok yoruldum ve planlarımdan epey bir saptım. 3 gün içerisinden en zoru bugün oldu. Bugün hayatta kaldıysam daha da ölmem :).

Ek bilgi; Bu notlar yolculuk sırasında yazılmıştır.

Fotoğraflarla 3. Gün

3.Günün Rota Bilgisi

2.Günün Gezi Notları Likya Yolu Anıları 4.Günün Gezi Notları

 

Share this Story
Load More Related Articles
Load More By Yola Çıkmalı
Load More In Likya Yolu

Facebook Comments

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Rakam girerek işlemi yapın. * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Check Also

Frig Yolu da Nedir ki?

Facebook’ta Hüseyin Sarı ile arkadaşlığımızın başlamasından sonra güzel ...

Instagram

  • 2011, 2013, 2015 derken 2017'de de Kaçkar dağlarındaydım. Diğer bir deyişle her iki yılda bir toprak beni çağırıyor :)). Yıl oldu 2019. İçimde yine bir Kaçkarlara gitme hissi ama pek mümkün görünmüyor. Londra'dan oralara gitmek bu yıl için oldukça zor bir plan. 
Fotoğrafta gördüğünüz yer Öküz yatağı. Suyun yer altından çıktıktan 5dk sonra görmüş olduğu sulak ve düzlük bir alan. Harika bir çadır alanı olduğunu düşünebilirsiniz ancak burası ve buna benzer yerler kamp için uygun değil. İlk neden burası Karadeniz ve ne zaman yağmur yağacağı,  sel olacağı belli olmaz. Bir gece başlayan yağmur sizi suyun içinde bırakabilir veya alıp götürebilir. İkinci neden ise bu gibi yerler sulak olduğu için normalden soğuk hissetmenize ve gece daha fazla üşümenize neden olur. Üçüncü neden ise adından da anlayacağınız üzere bir sürü öküz var :) Bir gün Londra'dan Kaçkarlara, oradan da uzakdoğuya dogru motorla bir tur yaparım mı acaba? Neden olmasın ki 😉
  • Hayallerinizi gerçekleştirdiğiniz bir yıl olması dileğiyle. 
2017 Kerpe Yolu
  • Birleşik krallıkta öyle beğendiğiniz her yere çadır kuramazsınız. Çünkü böyle  araziler ya birisine ait(bir düke ait olabilir) ya da kamuya açık alan(çok fazla günübirlik yürüyüşünün geldiği yerler) olduğundan dolayı çadır kurulması yasaklanmış. Burada çadır kurabilmek için kimsenin olmadığı  ıssız yerler bulacaksınız ya da kamp alanlarını tercih edeceksiniz. Neyse ki kamp/karavan kültürü oldukça yaygın ve etrafta çok fazla kamp alanı var. 
Snowdonia Milli Parkı, Wales
  • Bolu-Düzce sınırında kalan ve harika bir ormana sahip olan Sinekli yaylası tekrar gitmek istediğim yerler arasında. Doğa da kamp yapmayı sevenler için harika bir yer.  Gittiğinizde koruyup kollamayı unutmayın.

Sinekli Yaylası, Bolu
  • Sırada arşivimi karıştırırken bulduğum bu ilginç fotoğraf var.

Yıl 2015. Erzurum'dan Artvin'e doğru ilerliyorum. Artvin barajı etrafında kıvrıla kıvrıla yol alırken bir viraj sonrasında aniden karşıma çıkan bu manzara beni çok şaşırtmıştı. Apar topar arabayı bir yere çektim ve manzarayı izlemek yerine incelemeye başladım. Ne oluyordu orada ve nasıl bir gün batımıdır bu? Resmen dağ alev almış yanıyordu. Güneşin batarken oluşturduğu kızıllık dağ ve bulutların arasında kalınca bu güzel görüntü ortaya çıkmıştı. Güneş batınca görsel şölende bitti ben de yoluma devam ettim.  Herkes yoluna gibi bir şey olmuştu.
  • Orman her zaman sürprizlerle doludur. Bazen yaban hayvanlarını görürsünüz bazen de böyle güzel evleri. 
Dorking, London
  • Doğadayken doğayla yarışmayın ki başınıza iş açmayın. Tecrübe ile sabit 😊

Bir selam vermeyeli ve bir fotoğraf paylaşmayalı uzun zaman olmuş. 
Selamlar, saygılar 👋

Seven Sisters, United Kingdom
  • Frig fotoğraflarında gezinirken bu fotoğrafı hiç paylaşmadığımı fark ettim. 
Frig vadilerinde karşılaştığımızda biz yürüyorduk onlarsa eşekleriyle geziyordu. Muhabbete başlayınca bir ihtiyacımızın olup olmadığını sordular, yardımcı olabileceklerini söylediler. Sonrasında köydeki köpekler bize saldırmasın diye köy çıkışına kadar bize eşlik ettiler. Boyunuz küçük, yaşınız küçük ama yüreğiniz kocaman.

Takip Et