Likya Yolu, Yol Hikayeleri

Likya Yolu 5. Gün

Likya Yolu 5.Gün (24 Eylül 2014)

Kınık -> Çavdır -> Üzümlü(22km)

Aman Allah’ım nasıl bir yazı böyle. Ulen ne çirkin yazmışım hep. Neyse bugün daha güzel yazmaya çalışacağım. Yani deneyeceğim :)

Sabah 8 gibi uyandım ve Özlem henüz uyanmadığı için yanımda getirdiğim iplerle bileklik yapmaya başladım. İpler ince ve sürekli düğüm atarak yaptığımdan uzun sürecek gibi. 1cm kadar yaptım. Bugünlük yeter. Özlem de kalkınca kahvaltı yaptık ve biraz muhabbet sonrası ben gitmek için toparlanıp Kınık’a geçtim. Normalde bugün dinlenme günüm ancak planların gerisine düşmemden dolayı hem de dünün yarısını dinlenerek geçirmemden dolayı bugün yürüyeceğim. Saat 1 gibi Kınık’a geldim ve yürüyüşe başladım. Parkurun bu bölümü de yine asfalt yoldan gidiyor.

IMG_20151213_191312

Bir yerde orman içi patikaya girmem gerekiyorken yine renkleri fark edemedim ve patikayı kaçırarak yoldan devam ettim. Sol ayağımı yormamak adına buraya girmediğim iyi oldu. Rahat bir yürüyüş ile Üzümlü köyü yakınlarına geldim. Burada mola vermişken trekking yapan turist bir çiftle tanıştım. Arash ve Andrea. Arash 30’lu yaşlarda bir İran’lı, Andrea ise yine 30’lu yaşlarda bir Alman. Bu ikisi nasıl buluşmuş, tanışmış sormadım ama gayet kafadengi görünüyorlardı. Onlarda aynı ben gibi Antalya’ya gidiyorlarmış. Çadırları olmadığından pansiyonlarda kalarak devam ediyorlar. Sanırım bu çift ile daha çok karşılaşacağım. Geceyi Üzümlü köyünde geçireceklerini söylediler ben ise Akbel’e gidecektim. Üzümlü köyünden geçerken her yerde üzüm asmaları gördüm. Arkadaş insanın canı bu kadar üzüm çeker mi hiç? Kimse de yok ki istesem de bana bir salkım üzüm verseler diye iç geçirerek devam ettim. Köyün çıkışlarına yakın bir yerde kasalara üzüm yerleştirmekle meşgul olan bir amca seslendi ve bana da 2 salkım üzüm verdi. Normalde kibarlık ederim, istemem falan derim. Bu kez direk atladım, aldım, teşekkür ettim ve köyü geçerek hızlı hızlı Akbel’e doğru devam ettim.

Akbel’e doğru ilerlerken birden saatin 18:25 olduğunu fark ettim ki heniz Akbel’e 4km daha vardı. Yola çıkmadan aldığım kurallardan birini çiğnemeye başlamıştım. Bu kural “18:00’dan sonra yürümek yok, nerede olursan ol orada kal” idi. İlk iş çadır kurmak için yer bakmak oldu. İlk baktığım yerin zemini çok sertti. Kazıklar girmediğinden çadırı kuramadım. Sonra biraz orman içine daldım ve düz yer aradım. 5 gün boyunca bulabildiğim en yumuşak zemindi. Burası da olmasaydı artık Patara’ya kadar yürürdüm.

IMG_20151213_191932

Hızlıcana yerleştim ve hemen notlarımı yazmaya başladım. Son 2 gün rahat bir parkurda yürümek beni fazlasıyla rahatlatmıştı. Yolu artık kabullenmiştim. Alıştım yani.

Yine iyi geceler..

Saat 21:00

Ek bilgi; Bu notlar yolculuk sırasında yazılmıştır.

Fotoğraflarla 5. Gün

5.Günün Rota Bilgisi

4.Günün Gezi Notları Likya Yolu Anıları 6.Günün Gezi Notları

 

Share this Story
Load More Related Articles
Load More By Yola Çıkmalı
Load More In Likya Yolu

Facebook Comments

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Rakam girerek işlemi yapın. * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Check Also

Kurumsal Hayat mı Doğal Hayat mı?

Ara sıra kendime bu soruyu soruyorum. Bir tarafta ...

Gezdiklerim Gördüklerim

Türkiye’nin Kamp Haritası

Filtrele

Yol Tarifi alın

  seçenekleri göster

Instagram

  • Başımızı sokacak şöyle bir evimiz olsun yeter :) West Lulworth, United Kingdom
  • "Güzelliği bulmak için tüm dünyayı dolaşsak da; onu içimizde taşımıyorsak asla bulamayiz." demiş Ralph abi. (Ralph Waldo Emerson) 
Alp Dağları, İtalya-İsviçre sınırı. 7 Ekim 2018
  • Böyle manzaraları görmek için bir günde deniz seviyesinden 2000-3000 metre yüksekliklere koşarak giderseniz vücudunuz bazı tepkiler verebilir. Ne yapıyorsun birader diye seni uyaracak ve baş ağrısı, mide bulantısı, halsizlik ve uykusuzluk gibi etkilerini hissettirecektir. Eğer daha da yükseğe çıkarsanız bu belirtilerin şiddeti daha fazla olacaktır. Ayni gün 0'dan 2000-2500 metrelere kadar çıkmakta çok fazla endişe edecek bir durum yok. Daha da yukarı gideceksiniz bunu aynı gün yapmayın. Yüksekliğe uyum sağladıktan sonra devam edin. Eğer kendinizi kötü hissederseniz aşağıya inişe geçmelisiniz.  Bu olaya Akut Dağ hastalığı denmektedir. Dağcı abiler bu mevzuyu iyi bilirler ;) 10 gece yerine 1 gece kalıp, az kaldığımız için pişmanlık yaşadığımız Alp Dağları, İtalya-İsviçre sınırı.

Görüntü için teşekkürler @cnrbzk
  • Beni buraya gömün diyen kimler var :) 2000 metre yüksekliğindeki bu yaylaya geçen yıl 5 metre önceki yıl ise 8 metre kar yağmış. Eve girebilmek için aşağı doğru tünel açmışlar. Yazın altı yüksek 4*4 araçlarla kışın ise kayak merkezi oluşundan dolayı telesiyej kullanarak ulaşıyorlar. Bizim yaylalardan en büyük farkı evlerinin daha estetik olması.

Alp Dağları, 6 Ekim 2018
  • Bulunduğumuz tepe İtalya, karşısı İsviçre, poz veren yaramaz ufaklık ise Athena :) Alp Dağları
  • Günaydın ve iyi pazarlar. 
Benim ilk bildiğim dağ Palandöken'dir. Dünyaya gözümü orada açtım. Sonrasında Türkiye'de ne kadar dağ, tepe, orman varsa arşınlamaya çalıştım. Şimdi ise Alp dağlarında 2000 metre yükseklikte bir dağ evindeyim ve sabah bu manzarayla güne başlıyorum. Nerelerden nerelere diyorum ve hayattan daha ne isteyeyim ki :)
  • Bu hiç planlarda olmadığı halde kendimizi hayallerini kurduğumuz Alp dağlarında bulduk ve buraya aşık olduk. Dedikleri kadar güzel, fotoğraflardaki kadar güzel, gördüğümüz kadar güzel :) Alp Dağları
  • Iyi bir yansıma fotoğrafı çekmek için sabah erken kalkıp rüzgardan önce hareket etmelisiniz. 
Lake District Milli Parkı

Takip Et