Başımıza Gelenler, Yol Hikayeleri

Dünya Küçük

2 gün Pokut yaylasında geçirdik ve tam ayrılacakken birileriyle karşılaşıyoruz. Ertesi gün Çat vadisindeki Verçenik yaylasına gideceklerini söylüyorlar. Hımmm Verçenik yaylası kulağa güzel geliyor. Pokut’tan sonra en çok sevdiğim yayladır diye de ekliyor arkadaş. Pokut dönüşü Ayder yaylası üzerinden Yukarı Kavrun yaylasına çıkmayı planlıyordum. Ancak bu arkadaşlar aklımı çeldi. Yukarı Kavruna çok kez gitmişliğim var. 1’den fazla olduğu için çok kez dedim yoksa 3-4 defa falan gitmişimdir. Çat vadisi merak ettiğim bir yerdi hiçte gitmemiştim. Nedense bu gezi planlarına da eklememiştim. Verçenik yaylasını daha önce duymuştum. Yolu biliyordum ama gitmemiştim. Bi anda karar verdim ve Verçenik yaylasına doğru yola koyuldum. Hem yaylanın yukarısında krater göller de var, yürüyüş yapmış olurum, gece de bir yerde çadır atarım diye zihnimde planlar kurmaya başladım.

Çat Vadisi ve Verçenik Yaylası

Taşlı, topraklı zorlu bir yol sonrası Verçenik yaylasına ulaştım. Saat 15:00 civarı. Bu saatte yürüyüş mü yapılırmış? Yapılmaz tabi. Ama ben üstün yeteneklerime güveniyorum. Sanki kuş uçuşuyla göllere gidip geleceğim. Hava kararmadan dönmek gibi bir planım var. 3 saati geçmeyecek bir yürüyüş planı aklımdan geçiyor. Ben yürüyüş için hazırlanırken insanlar yürüyüşünü bitiriyordu. Birileriyle karşılaştık. Patika nasıldı, ne kadar sürdü, sürekli gidiyor musunuz, nereden geldiniz, isminiz, ana adı, baba adı, vukaatlı nufüs kayıt örneğiniz var mı gibi sorularıyla Osman abi ile tanıştık. O da İstanbul’dan geliyormuş. Trabzon Uzungöl’ün yukarısında Demirkapı köyünde evleri ve yukarısında yaylaları varmış. Facebook’ta da bir grupta sürekli paylaşımlar yapıyorum dedi. Gruplar halinde yürüşler yapıyoruz dedi. Bende geri durmadım hemen yola çıkmalı’nın reklamını yaptım :). Görüşmek üzere diyerek ayrıldık.

Saat 3 te yürüyüşe başlayan ben hava kararmasına yakın anca arabaya ulaştım. Ara sıra böyle kaşıntılar tutuyor. Başıma bir iş açmak için zorluyorum. Karanlık ve siste kalsam iyi mi olacak sanki. Neyse yaylaya gelince çadır atayım diye düşünüyorum ama açım ve yaylada yiyecek veren bir yer de yok. En iyisi Çat vadisindeki Toşi restoran/pansiyon’a inip orada kalmak diye karar veriyorum. Hem yemek yerim hem de rahat bir yatakta uyurum hayaliyle Çat vadisine dönüyorum.

Biraz medeniyete kavuşunca hemen internete sarılıyor insan. 2 paylaşım yapayım, 3-5 like atayım falan. Len doğanın içindesin kapa telefonu rahatına bak, bir şey düşünme değil mi? Yok işte insanoğlu hiç bir şeyden memnun olmuyor işte. Facebook’a girip hemen Osman abiyi buluyorum ve arkadaş olarak ekliyorum. Bilgili, tecrübeli biri. Tecrübelerinden faydalanırım diye düşünürken bir de ne göreyim benimde üye olduğum PasifikSpor klubüne üyeymiş. Adı da Osman. Eee nasıl yani diyerek benim jetonlar düşmeye başlıyor. 2014 Eylül ayında gideceğim Likya yürüyüşü için taaa Şubat ayında eve yakın olan bu spor salonunda kardio ve body building çalışmaya başlamıştım. Spor salonunun sahibi Yasin abi bana sürekli Osman diye biri var o da Trekking yapıyor, sürekli bir yerlere gidiyorlar, karşılaşırsak sizi tanıştırayım diyordu. 6 ay böyle geçti bir türlü tanışamadık. Sonra ben Likya yoluna gittim geldim, sporu bıraktım, trekkingi bıraktım, göbek yaptım falan hala karşılaşmadık. Meğer Yasin abi aynı cümleleri Osman abiye de söylüyormuş.

Vay arkadaş dedim. Onca zaman aynı spor salonunda birlikte çalış ama bir türlü karşılaşma sonra gel dağın başında spontane takıldığın bir an da karşılaş. Kimine göre tevafuk, kimine göre tesadüf kimine göre ise şans diyebiliriz. Eee artık Osman abiyi bulmuşum bırakır mıyım hiç?

Osman abi de kendi köylerine dönmüş ve beni de davet etti. Gelirsen birlikte bir yürüyüş yaparız dedi. Ve 3-4 gün sonra Osman abinin köyüne geldim. Fotoğrafta arka tarafta görünen kayalık tepeye(Kale deniliyormuş) doğru yürüyüş yaptık. Çok vaktim olmadığından yarı yoldan dönmeye karar verdim. Bir kaypaklık yok yani. Geziye devam etmem lazım, zaman da yok ne yapayım. Onlar ise tepeye kadar devam ettiler. Uzaktan bir ayı bile görmüşler. Kaçırdığımız fırsata bak be. Spontane bir karar sonucunda gıyaben tanıştığımız Osman abi ile dağın başında fiilen tanışıp sonrasında  birlikte yürüyüş yapmak güzel ve değişik bir anı oldu.

Dünya küçük dedikleri bu olsa gerek.

Ek bilgi: Sonrasında da Osman abi ile hiç görüşmedik :). Neden bende bilmiyorum. Bir yürüyüş planlasak iyi olur.

Share this Story
Load More Related Articles
Load More By Yola Çıkmalı
Load More In Başımıza Gelenler

Facebook Comments

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Rakamlari giriniz. * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Check Also

Frig Yolu da Nedir ki?

Facebook’ta Hüseyin Sarı ile arkadaşlığımızın başlamasından sonra güzel ...

Instagram

  • 2011, 2013, 2015 derken 2017'de de Kaçkar dağlarındaydım. Diğer bir deyişle her iki yılda bir toprak beni çağırıyor :)). Yıl oldu 2019. İçimde yine bir Kaçkarlara gitme hissi ama pek mümkün görünmüyor. Londra'dan oralara gitmek bu yıl için oldukça zor bir plan. 
Fotoğrafta gördüğünüz yer Öküz yatağı. Suyun yer altından çıktıktan 5dk sonra görmüş olduğu sulak ve düzlük bir alan. Harika bir çadır alanı olduğunu düşünebilirsiniz ancak burası ve buna benzer yerler kamp için uygun değil. İlk neden burası Karadeniz ve ne zaman yağmur yağacağı,  sel olacağı belli olmaz. Bir gece başlayan yağmur sizi suyun içinde bırakabilir veya alıp götürebilir. İkinci neden ise bu gibi yerler sulak olduğu için normalden soğuk hissetmenize ve gece daha fazla üşümenize neden olur. Üçüncü neden ise adından da anlayacağınız üzere bir sürü öküz var :) Bir gün Londra'dan Kaçkarlara, oradan da uzakdoğuya dogru motorla bir tur yaparım mı acaba? Neden olmasın ki 😉
  • Hayallerinizi gerçekleştirdiğiniz bir yıl olması dileğiyle. 
2017 Kerpe Yolu
  • Birleşik krallıkta öyle beğendiğiniz her yere çadır kuramazsınız. Çünkü böyle  araziler ya birisine ait(bir düke ait olabilir) ya da kamuya açık alan(çok fazla günübirlik yürüyüşünün geldiği yerler) olduğundan dolayı çadır kurulması yasaklanmış. Burada çadır kurabilmek için kimsenin olmadığı  ıssız yerler bulacaksınız ya da kamp alanlarını tercih edeceksiniz. Neyse ki kamp/karavan kültürü oldukça yaygın ve etrafta çok fazla kamp alanı var. 
Snowdonia Milli Parkı, Wales
  • Bolu-Düzce sınırında kalan ve harika bir ormana sahip olan Sinekli yaylası tekrar gitmek istediğim yerler arasında. Doğa da kamp yapmayı sevenler için harika bir yer.  Gittiğinizde koruyup kollamayı unutmayın.

Sinekli Yaylası, Bolu
  • Sırada arşivimi karıştırırken bulduğum bu ilginç fotoğraf var.

Yıl 2015. Erzurum'dan Artvin'e doğru ilerliyorum. Artvin barajı etrafında kıvrıla kıvrıla yol alırken bir viraj sonrasında aniden karşıma çıkan bu manzara beni çok şaşırtmıştı. Apar topar arabayı bir yere çektim ve manzarayı izlemek yerine incelemeye başladım. Ne oluyordu orada ve nasıl bir gün batımıdır bu? Resmen dağ alev almış yanıyordu. Güneşin batarken oluşturduğu kızıllık dağ ve bulutların arasında kalınca bu güzel görüntü ortaya çıkmıştı. Güneş batınca görsel şölende bitti ben de yoluma devam ettim.  Herkes yoluna gibi bir şey olmuştu.
  • Orman her zaman sürprizlerle doludur. Bazen yaban hayvanlarını görürsünüz bazen de böyle güzel evleri. 
Dorking, London
  • Doğadayken doğayla yarışmayın ki başınıza iş açmayın. Tecrübe ile sabit 😊

Bir selam vermeyeli ve bir fotoğraf paylaşmayalı uzun zaman olmuş. 
Selamlar, saygılar 👋

Seven Sisters, United Kingdom
  • Frig fotoğraflarında gezinirken bu fotoğrafı hiç paylaşmadığımı fark ettim. 
Frig vadilerinde karşılaştığımızda biz yürüyorduk onlarsa eşekleriyle geziyordu. Muhabbete başlayınca bir ihtiyacımızın olup olmadığını sordular, yardımcı olabileceklerini söylediler. Sonrasında köydeki köpekler bize saldırmasın diye köy çıkışına kadar bize eşlik ettiler. Boyunuz küçük, yaşınız küçük ama yüreğiniz kocaman.

Takip Et