Başımıza Gelenler, Yol Hikayeleri

Ormandan Gelen Çığlık

Bu kez İstanbul’a yakın bir yerlerde kamp yapmak istemiştik. Şöyle haritada biraz bakınınca Gebze Denizli Göleti civarında çadır atacak ormanlık alanların olduğunu gördüm. Hem 1 saatlik mesafede hem göl kenarında hem de ormanlık alan. Miss daha ne isteyebiliriz ki? İstanbul’a yakın oluşundan dolayı göl kenarının kalabalık olma ihtimali bizi tedirgin etse de “hiç olmadı biraz daha ormana gireriz” düşüncesiyle Cumartesi sabah atladık arabalara ve bastık gittik. Göl etrafında bir kaç kişi var, etraf sakin gibi. Ancak çadır kuracak izole ve güzel bir alan yok. Buralar Pazar günü de yoğun olur dedik ve biraz daha Karadeniz’e doğru orman içerisine devam ettik. Yolun bozuk oluşundan bir kaç geçişte arabanın altını sürtme riski yaşasakta orman içerisinde güzel bir yer bulduk. Kimse de yok. Oh mis dedik ve çöktük. O gün akşama kadar gelen giden de olmadı. On numara kamp yeri bulduk diye mutlu mesut kamp ateşimizi yaktık ve muhabbete daldık. Etraf zifiri karanlık, karnımız tok, sırtmız pek, ateşin tatlı sıcaklığı yüzümüze vuruyor, kısacası keyifler gıcır. Yukarıdaki fotoğraf o kamptan.

Kampta Korku Hikayesi

İlerleyen saatlerde Aydan bize korku hikayesi anlatmaya başladı. Küçük bir kız çocuğu varmış, banyoda tırnaklarını kesiyormuş. Sonra teyzesi gelmiş. Teyzesine, teyze cinlerin ayakları geriye dönük oluyormuş, doğru mu diye sormuş. Teyzesi de kendi ayaklarını göstererek böyle mi demiş, diyerek Aydan cümlesini tamamlar tamamlamaz orman içerisinden İsmaaiiilll diye bir çığlık duyduk. Evet bu saçma hikaye de korkulacak veya gülünecek bir şey yoktu ama bu İsmail sesi de nereden geldi şimdi. Hepimiz tırsmış bir şekilde, noluyor lan diyerek birbirimize bakarken kadın tekrar İsmaaaiiilll diye bağırdı. Etrafa bakıyoruz, her yer karanlık. Karşı tepeden geliyor gibi ses. Ama ışık, mışık bişi de yok. Ya kadın kaybolmuş ya da İsmail kaybolmuş, etrafa bir bakınalım diye telsizleri ve fenerleri hazırlıyordum ki bir de ne göreyim ekipteki 2 Merve de koştur koştur sesin geldiği yöne gidiyorlar. Fener, mener hiç bir şey almamışlar. Sadece şarap bardakları var. Lan ilk yardımı şarapla mı yapacaksınız :). Seslenip durdurduk ve telsizleri/fenerleri hazırlayınca beraber tepeye doğru ilerledik. İsmail çığlığı 2-3 kez geldikten sonra kesilmişti. Tepeye çıktık, ormanda biraz gezindik, etrafa baktık, seslendik, ışıklarımızı etrafa doğrulttuk ancak in cin yok. Uzaklaşıp giden araba falan da yok. Biraz da tedirginiz. Biri mi kayboldu, biri birini mi boğazlıyordu, bilmiyoruz. Eee ses nereye gitti onu da almadık ve kamp alanına geri döndük. Belki de ses yankı yapıp tepeden geldi gibi olmuştu. O da olabilir. Ormanda ses yayılır, nereden geldiğini anlayamazsın. Mevzuyu biz de bir yere bağlayamadık, gece gece İsmail diye bağıran ablanın bize heyecan yarattığı bir gece olmuştu. Hala İsmail’e ne oldu bilinmiyor.

Kampta Çığlık Duyarsanız Ne Yapmalısınız

Sonuç olarak kampta korku hikayeleri anlatmayın. İşin şakası bir yana olur da kampta böyle bir çığlık/çağrı/bağırış duyarsanız yapacağınız ilk iş kendinizi emniyete almak olsun. Sonra seslenen kişinin ne amaçlı bağırdığını anlamaya çalışın. Eğer birisi zarar görecekse ve yardım istiyorsa hemen jandarmaya(156) haber verin. Uzak bir yerde ise fener ışığı tutup, bağırabilirsiniz. Gözü dönmüş bir adam gelip size de saldırabilir. Veya silahı varsa daha da tehlikeli olabilir. Kaybolan biri bağırıyorsa etrafa ışık tutarak sizi bulmasını sağlayabilirsiniz. Ormanda gece vakti yön bulmak daha zordur. Bu yüzden çok gezinmeyin, fazla uzaklaşmayın. Yönünüzü bilmiyorsanız birini ararken kaybolan siz olabilirsiniz.

Share this Story
Load More Related Articles
Load More By Yola Çıkmalı
Load More In Başımıza Gelenler

Facebook Comments

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Rakamlari giriniz. * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Check Also

Frig Yolu da Nedir ki?

Facebook’ta Hüseyin Sarı ile arkadaşlığımızın başlamasından sonra güzel ...

Instagram

  • Güney Galler Birleşik Krallık
  • “SAHİP OLAMADIKLARININ ACISINI ÇEKEREK, SAHİP OLDUKLARINI MAHVETME.” demiş Epikür reis. Güzel demiş daha ne desin :) Peak District Milli Parkı, Birleşik Krallık.
Nisan 2019'da bir gün.
. .

#yolacikmali #hiking  #hike #trek #trekking 
#camping #camplife #ourcamplife #wild #wildcamping 
#tentlife #tent #tentcamping #outdoor #outdoorlife #backpacker 
#nature  #wanderlust #peakdistrict
  • Harry Potter treniyle büyücülük okuluna gidecektik ki yaş ortalaması yüksek olduğu için almadılar :) 2 July 2019, İskoçya

#yolacikmali #hiking  #hike #trek #trekking 
#camping #camplife #ourcamplife #wild #wildcamping 
#tentlife #tent #tentcamping #outdoor #outdoorlife #backpacker 
#nature  #wanderlust #harrypotter #harrypottertrain
  • Yol varsa yürürüm, çanta varsa taşırım, Buff varsa takarım, Fuji varsa fotoğraf çekerim :) 27 Mayıs 2018
Lake District Milli Parkı, Birleşik Krallık

#yolacikmali #hiking  #hike #trek #trekking 
#camping #camplife #ourcamplife #wild #wildcamping 
#tentlife #tent #tentcamping #outdoor #outdoorlife #backpacker 
#nature  #wanderlust
#lake #lakedistrict
  • İngiltere'de küçükbaş hayvancılık çok yaygın. Her yerde bu sevimli şeyleri görebilirsiniz. 
Burası ise Harry Potter'ın çekildiği Lacock Abbey'in yanıbaşındaki çiftlik. Kendime şunu söylüyorum, "Taa oralara kadar git. O ünlü yerin fotoğrafı yerine bu çiftliğin fotoğrafını çek ve paylaş, değişik." Ilgi alanı sanırım :) #yolacikmali #hiking  #hike #trek #trekking 
#camping #camplife #ourcamplife #wild #wildcamping #tentlife #tent #tentcamping #outdoor #outdoorlife #backpacker
#nature  #wanderlust
  • Şöyle bir dostunuz olsun ister miydiniz? Ben isterdim.

5 Mayıs 2017, Kerpe, Kocaeli

#yolacikmali #hiking  #hike #trek #trekking 
#camping #camplife #ourcamplife #wild #wildcamping 
#tentlife #tent #tentcamping #outdoor #outdoorlife #backpacker 
#nature  #wanderlust
  • Birleşik krallıkta neredeyse tüm araziler taşlarla veya ağaçlarla bölünmüş. Herkesin yeri belli yani. Özel mülk olduğu için kafanıza göre istediğiniz yerde kamp yapamıyorsunuz. Değil kamp yapmak yürüyerek geçemiyorsunuz bile.

Hatta şöyle bir hikayem de var. Bir yürüyüşte kamp alanına dönerken haritada kestirme bir yol gördüm. Kmlerce yürümüşüm,  yorgunluk almış başını gitmiş, suyum bitmiş, karnım aç falan. Henüz perişan bir halde degilim ama yakınım. O yüzden erken bitireyim istiyorum. 4-5km daha yürümektense şuradan hemen geçer kamp alanına ulaşırım dedim ve yürüyüş yolundan çıktım. Zaten stabilize yol, arabalar geçtiğine göre sorun yok dedim ve yemeğin,suyun hayaliyle devam ettim. Tam kamp alanına geldim derken yolu geçemedim. Çünkü herkes arazisini çevirmiş, yolunu kapamış. Içeride köpekler de var. Sevimlilerden değil, sizi yemek istercesine saldırabilen vahşi olanlardan. Hayır, kamp alanını da görüyorum 200 metre falan kalmış, tam karşımda. Ama geçemiyorum, her yer kapalı. Bir müslüman(insan) da yok ki rica edeyim de beni geçirsin. Özel mülke izinsiz girsem ecnebi memlekette başıma iş açarım diye düşündüm. Hatta birisinde yazı vardı "yürüyüşçü dost arazime girme, lütfen başka bir yoldan git" diye. Gerçekte bas git lan başka bir yol bul kendine gibi bir şey yazıyordu 😜. Sonra geldiğim yolu geri döndüm ve yürüyüş yoluna tekrar girdim. Kıvrak zekam sayesinde bir kaç km daha yolumu uzatarak kamp alanına ulaştım. Bundan aldığım ders ise Sör(Sir) olana kadar yürüyüş yolundan çıkma ibrahim.

28 Nisan 2019
Peak District Milli Parkı, Ingiltere
  • 28 Nisan 2019
Peak District Milli Parkı, Ingiltere

Takip Et